Gazapizm, sokakların tozunu ve insan ruhunun yorgunluğunu notalara dökerken, Unutulacak Dünler ile dinleyiciyi geçmişin yüklerinden kurtulmaya davet eden zamansız bir ağıt bırakıyor. Parça, ilk notasından itibaren nostaljiyi bir hüzün değil, bir kabulleniş biçimi olarak sunarak modern rap dünyasında edebi bir derinlik yakalıyor.
Kurumuş boğazım,
Bekliyorlar yol ağzında onlar.
Bir gün beni sorarlarsa susacaksın,
Elin kanlı çünkü abi, demir kapı bundan.
Ne özlemi? Hasret suçun doğasında varsa...
Yoksulun merhameti gasp,
Elinde saz,
Hep beklemiş gözlerinde yaş,
Sırtında yas.
Gün gelecek, teraziyi bu insanlar tekmeleyecek;
Biz tanığız keşmekeşe,
En önden arz edeceğiz.
Ben sesimden fark edeceğim yaşlandığımı,
Ya da her şarkıyı veda niyetiyle yazdığımdan.
Sana çirkin hazlarından, aşklarından geri kırıntılar kalacak
Ve bu yalnız olacak.
Senin yandığından daha fazla yanan insanları duymuyorsan eğer,
Nasıl olacağız arkadaş?
Böyle avuç kadar üstümüzde borcu kalır
Ve iyimser bir gül açar parklara.
Unutulacak dünler,
Yaşanılacak günler var.
Öyle günler var,
İnan.
"Yalanmış, ziyanmış hayat"
Deyip gitme.
Hep utancın kar kışında kaldık,
Alkışlara kandık.
Öyle yorgun, öyle beter sabahlara kalktık.
Bir hayalim gözlerinde saklı,
Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık.
Hep utancın kar kışında kaldık,
Alkışlara kandık.
Öyle yorgun, öyle beter sabahlara kalktık.
Bir hayalim gözlerinde saklı,
Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık.
Artı hep anlattım biliyor musun?
Dedim ki: "Dili yok bunun,
Kimsesi kimi yok onun,
Neşesi düşü yok şunun."
Dedi ki: "Düşür omzunu,
Ne şiiri ne şarkısı?
Yok işte bir şey olduğu."
Öyle değil işte, olmalı bir çözümü.
Biz onca gece uykumuzu yok yere mi böldük?
Acıları çekip gözlerini silmiş insanları düşün,
Paramparça düşü.
Unutulacak dünler,
Yaşanılacak günler var.
Öyle günler var,
İnan.
"Yalanmış, ziyanmış hayat" deyip gitme.
Hep utancın kar kışında kaldık,
Alkışlara kandık.
Öyle yorgun, öyle beter sabahlara kalktık.
Bir hayalim gözlerinde saklı,
Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık.
Hep utancın kar kışında kaldık,
Alkışlara kandık.
Öyle yorgun, öyle beter sabahlara kalktık.
Bir hayalim gözlerinde saklı,
Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık.
Mevcut düzen dahilinde ne aşkı?
Avunduğun her şey sahte, yok aslın.
Geriye ne kalmış?
Düşlediğim bir yaşam ve utandığım korkular var;
Gönlümü vermişken hem de,
Anlıyorken bir halkı.
Uykusuzluk sende artık,
Onlar temizlerler vicdanlarını.
Açsa karnın yağma artık isyan sayılır,
Bir anne vedasıdır gerçek hicran tanımı.
Kazanmak kirlidir, kaybedelim; insan kalırız.
Kocaman bir sofra düşün mahallenin ortasında,
Dünyanın tam ortasında.
Güneşler büyütür üstümüzde sonra,
Kalır burjuva düşlerin yalanlardan arda.
İyi söz yazarlarının ne kadar hükmü kaldı?
Ben sana bu çiçekleri mezarlıktan çaldım.
Çok uluslu yalnızlıkların yanında uzandım,
Gökyüzü çok yıldızlı.
Unutulacak dünler,
Yaşanılacak günler var.
Öyle günler var,
İnan.
"Yalanmış, ziyanmış hayat" deyip gitme.
Hep utancın kar kışında kaldık,
Alkışlara kandık.
Öyle yorgun, öyle beter sabahlara kalktık.
Bir hayalim gözlerinde saklı,
Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık.
Hep utancın kar kışında kaldık,
Alkışlara kandık.
Öyle yorgun, öyle beter sabahlara kalktık.
Bir hayalim gözlerinde saklı,
Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık.
Bu eser, hayatta kalma mücadelesi verenlerin, kaybederken bile dik durmaya çalışanların ortak paydası niteliğinde. Gazapizm, altyapıda kullanılan melankolik piyano vuruşları ve pesimist yaylılarla, dinleyiciyi gri bir gökyüzünün altında uzun bir yürüyüşe çıkarıyor. Şarkı, geçmişin pişmanlıklarını ve "keşke"lerini bir kenara bırakıp, yaşanmış her şeyin üzerini kalın bir çizgiyle çizme arzusunu felsefi bir dille işliyor.
Vokal performansı, sanatçının kariyerindeki en olgun dönemlerinden birini yansıtıyor; bağırmadan, sitem etmeden ama her kelimenin ağırlığını hissettirerek icra edilen bir anlatı söz konusu. Prodüksiyon tarafında ise minimalist ama vurucu ögeler, sözlerin önüne geçmek yerine onları adeta bir çerçeve gibi sarıyor. Bu, sadece bir şarkı değil, bir insanın kendi dünleriyle barışma ya da onları sonsuza dek gömme çabasının son ses kaydı.
Söz: Gazapizm (Anıl Acar)
Albüm: Hiza
Yıl: 2020
Yapım Şirketi: Argo İzmir
Tür: Hip-Hop/Rap
Unutulacak Dünler, Gazapizm imzalı Hiza albümünün en çok yankı uyandıran ve hafızalara kazınan eserlerinden biri olarak yerini aldı. Pop müzik dünyasının gelip geçici temalarından sıyrılan bu parça, şarkı sözleri ile dinleyiciye adeta bir ayna tutuyor. Şarkının ağır ilerleyen temposu ve vokaldeki o meşhur buğulu ton, kaybedilen yılların ve geride kalan dostlukların yarattığı boşluğu ustalıkla dolduruyor. Gazapizm bu çalışmasında, sokağın sert dilini şairane bir hüzünle birleştirerek dinleyiciyi kendi iç hesaplaşmasına davet ediyor. Metropolün gürültüsünde sessizce ağlayanların, dününde kaybolanların ve yarınına yer açmak isteyenlerin marşı haline gelen bu eser, Söz Arşivi'nin en derin köşelerinden birini temsil ediyor.
Dünün tozlu sayfalarını kapatıp bugünün çıplak gerçeğine dokunmak istiyorsanız, bu satırlar size en dürüst yol arkadaşlığını yapacaktır.
Bu şarkının video klibini YouTube üzerinden hemen izleyebilirsiniz.
Resmi Klibi YouTube'da İzleGazapizm şarkı sözleri arasında öne çıkan diğer eserleri aşağıda bulabilirsiniz.
Yorumlar
Hiç yorum yapılmamış.Yorum Yap