Gazapizm ve Çağrı Sinci'nin İzmir sokaklarını adeta siyah-beyaz bir film şeridi gibi önümüze serdiği Yok, yer altı dünyasının çiğ gerçekliğini en saf haliyle yansıtan bir başyapıt. Şarkı, lirik bir anlatıdan ziyade zamana karşı yarışılan gerilimli bir gece yolculuğunu, kentin arka sokaklarındaki o tekinsiz ama tanıdık atmosferi dinleyicinin zihnine kazıyor.
[Çağrı Sinci & Gazapizm:]
Alo?
Gazap ne yapıyorsun birader?
İyi başkan, sen ne yapıyorsun?
Birader telefon aldım bak; iki saat vaktimiz varmış, iki saat içinde bulduk bulduk.
Hadi ya!
Aynen, ama iki saati bak geçmemesi lazım birader; yani maksimum iki saat vaktimiz var.
Tamam birader, görüşürüz.
[Gazapizm:]
Basmane Garı'ndan çıkıp ucuz bir pansiyona
Sığınacak muhtemelen deyip bakınca tansiyona;
Olmadığını anladım, sakınacağız aksiyondan.
Müzikhol ve tavernaların hepsine bakındım, yok.
Nerede, bilmiyorum.
Az ileride bir Şahin’den inenler patlıyordu;
Ateşlenen silahlar kaldırımda sızanların hiçbirini uyandırmaz.
Mülteciler koşturuyor.
Kadın ve uyuşturucu ticareti, ovuşturur rezaleti.
Soruşturup nezaketi bulmayacağın bir yer burası;
Ghettolar ve sosyeteyi birbirine bağlayan bir çukur sanki,
Çok da nadir boş gezen.
Junkielerin arasından sıyrılıp ben ilerlerken,
Türkü bardan tekme tokat kovulur bir müzisyen.
Bir ağlayıp bir gülümser;
Soğutur bu şehirden bu manzara ki...
Aramaktan çok yorulup Alsancak'a ilerlerken,
Gece saat dört sıfır beş.
Olay yeri inceleme gelir, örtülür ceset.
Sonra Lozan Kapısı'nda toplanır bir kalabalık;
Coplanır ve biber gazı, ortalık karışır döngüsünde.
"Yok amirim görmedim ben, alakam yok hiçbir şeyle,"
Deyip volta atarken ters kelepçe ben ekipte.
Tek gerekçe olay yerinden geçmemken,
En geçinden sabahçıyım şubede; aldık başa iş yine.
[Çağrı Sinci:]
Sokakların lambaları tek tük yanarken,
Ve memurlar çocukları masum sanarken;
Her yer aynı, bu şehirde her yer aynı.
Her yer aynı, sabaha karşı her yer aynı.
Aşağılık adamları köşelerde saptarken,
Aydınlık caddelerde karanlığını saklarken;
(Gazapizm:) Güzel İzmir'i gece beşte görün bir de,
İki yakası da fark etmiyor, her yer aynı.
(Nakarat Tekrarı)
[Çağrı Sinci:]
Bu izmaritler dönüş yolumu bulmam için,
Davranışları hiç tekin değil yanımdaki piçin.
Bende güven hissi az, onda var ki bir biraz;
Kafası güzel belli, gözü sanki cam gibi beyaz.
Burası benim kentim ama semte yabancıyım çok;
"Kendim gelirim," demiştim, belli inanmamış göt.
Emanetim yok, olsa belki rahatlatırdı;
O kadar ışıklı bir karanlık ki kafam karıştı.
Yapışmış yumurta poşetleri, bu parkların motifleri;
Bu kadar çok baliyi hangi manyak üfledi?
Dikkat etmedin mi hiç? Sokaklar anlatır sana
İçinde bulunduğun o kaçınılmaz vahameti.
Karşımda belirdi suratı beni bekleyen itin;
Korkabilirim fakat belli etmemem gerek kesin.
İlk defa canım polisi görmek istedi bugün;
Şu an nezarethane belki en güvenli yer, düşün!
Yok, "O kesin bulur," demişlerdi;
Bu gezdiğim üçüncü semt, yüzde yüz fişlendim.
Önce Demirköprü, sonra Gümüşpala, şimdi Yamanlar;
Hepsinde aynı yüzler, rahatsız adamlar.
Bayraklı'ya uğramayacağım, yoruldum artık çok;
Bedavadan kendimize çok sorun çıkardık.
Karşıyaka'da yok, belki Gazap bulmuştur;
Belki çoktan eve dönmüş, hatta uyumuştur.
(Nakarat Tekrarı)
Yok, teknik yapısıyla bir "storytelling" (hikaye anlatıcılığı) örneği olarak Türk rap tarihinde özel bir yere sahip. Şarkı, bir telefon konuşmasıyla başlayan ve iki saatlik kısıtlı bir sürede İzmir'in farklı semtlerinde (Basmane, Alsancak, Gümüşpala, Yamanlar) geçen bir arayışı konu alıyor. Gazapizm ve Çağrı Sinci, vokal performanslarında birer anlatıcıya dönüşerek; mültecilerden uyuşturucu trafiğine, polis müdahalesinden sokaklardaki "junkie" profillerine kadar kentin görünmeyen yüzünü teknik bir titizlikle betimliyor.
Parçanın prodüksiyonu, anlatılan hikayenin kasvetini destekleyen, tansiyonu yüksek ve karanlık bir beat üzerine kurulu. Her iki sanatçı da kendi mahalle kültürlerinden süzülen gözlemlerini aktarırken, vokal tonlarındaki yorgunluk ve telaş dinleyiciyi o anın içine hapsediyor. Şarkı ne anlatıyor sorusunun en vurucu yanıtı; şehrin her iki yakasının da (Karşıyaka ve Konak) aslında gece beşte aynı karanlıkta buluştuğu ve aranan "her neyse" onun hiçbir yerde bulunamadığı gerçeğinde saklı.
Söz: Gazapizm, Çağrı Sinci
Müzik: Argo İzmir
Tür: Hip-Hop / Rap
Gazapizm ve Çağrı Sinci, Yok ile dinleyiciyi sadece bir müzik dinletisine değil, İzmir’in karanlık dehlizlerinde geçen soluk soluğa bir takibe davet ediyor. Şarkı sözleri, adeta birer olay yeri raporu netliğinde yazılmış; Basmane Garı’ndan Yamanlar’a kadar uzanan bu rota, yer altı dünyasının sosyal bir haritasını çıkarıyor. Pop müzik dünyasının sahte neşesinden fersah fersah uzak olan bu eser, sokağın vahametini estetize etmeden, olduğu gibi, tüm "çirkinliğiyle" sunuyor. Vokaldeki o tekinsiz huzursuzluk, dinleyicide "yanımızdaki piçin tekin olmadığı" o köşe başı tedirginliğini hissettiriyor. Söz Arşivi olarak bu parçayı, liriklerdeki detaylara odaklanarak dinlemenizi öneriyoruz; çünkü her bir semt ismi ve betimleme, toplumsal bir yaraya parmak basıyor.
Güneş doğmadan önceki o en karanlık saatte, her yerin nasıl aynılaştığına şahitlik etmeye ve sokakların fısıltısını duymaya hazır olun.
Bu şarkının video klibini YouTube üzerinden hemen izleyebilirsiniz.
Resmi Klibi YouTube'da İzleGazapizm şarkı sözleri arasında öne çıkan diğer eserleri aşağıda bulabilirsiniz.
Yorumlar
Hiç yorum yapılmamış.Yorum Yap