Şehir ışıklarının solgunlaştığı, masaların efkarla dolduğu o puslu akşamların en sadık eşlikçisidir Abbas. Ümit Besen’in fantezi müzik ile arabesk tınıları modern bir piyano eşliğinde sunduğu bu kült eser, bir garsona seslenişin ötesine geçerek; kaybedilenlerin, yarım kalan aşkların ve kadehlerde aranan tesellinin sitemkar bir marşına dönüşüyor.
Akşam oldu halim yaman,
Haydi Abbas vakit tamam.
Birkaç kadeh parlatalım,
Başka dilden ben anlamam.
Bu dünyanın hali böyle,
Haydi Abbas beni dinle.
Bil ki hayat bir hikaye;
Haydi içelim Abbas, şerefe!
İçim yangın gönlüm dargın,
Haydi Abbas nerede rakım?
Rahatlasın dertli başım,
Durma Abbas iç bakalım.
Bu dünyanın hali böyle,
Haydi Abbas beni dinle.
Bil ki hayat bir hikaye;
Haydi içelim Abbas, şerefe!
Dertle yüzen uyurgezen,
Haydi Abbas nerede mezem?
Şu halimi var mı bilen?
Demlenelim bitsin çilem.
Bu dünyanın hali böyle,
Haydi Abbas beni dinle.
Bil ki hayat bir hikaye;
Haydi içelim Abbas, şerefe!
Ümit Besen, bu klasikleşmiş eserinde aslında bir iç hesaplaşmayı ve sığınma arzusunu anlatıyor. Teknik mutfakta, sanatçının imzası olan piyano melodileri, dramatik yaylılarla birleşerek parçaya o dönemdeki taverna müziğinin çok ötesinde bir orkestrasyon derinliği kazandırıyor. Vokal performansı, bir şarkıcı titizliğinden ziyade, sanki dert ortağına içini döken bir dostun samimiyetini taşıyor; sakin başlayan anlatım, nakarattaki o meşhur seslenişle birlikte duygusal bir zirveye ulaşıyor.
Şarkı, lirik yapısında yer alan "Abbas" karakteri üzerinden aslında yalnızlığı ve sosyal hayattan kopuşu betimliyor. Prodüksiyon kalitesi, 80’lerin o kendine has analog sıcaklığını ve yankılı stüdyo atmosferini dinleyiciye doğrudan hissettiriyor. Bu eser, sadece bir içki masası fonu değil, aynı zamanda Türk toplumunun hüzünle kurduğu o derin ve samimi bağın müzikal bir yansımasıdır.
Söz & Müzik: Şakir Askan / Kemal Taşçeşme
Yorumlayan: Ümit Besen
Tür: Fantezi / Arabesk
Türk pop müzik ve fantezi türünün en unutulmaz figürlerinden olan Ümit Besen, Abbas ile dinleyicinin kalbinde asla eskimeyecek bir yer ediniyor. Şarkının ağır ve vakur temposu, şarkı sözleri ile birleştiğinde ortaya tam bir "gece yarısı hikayesi" çıkıyor. Vokaldeki o efendi ama yaralı ton, parçayı sadece bir müzik eseri olmaktan çıkarıp, kuşakları birleştiren bir hüzün köprüsüne dönüştürüyor. Söz Arşivi farkıyla bu esere baktığımızda, sadeliğin içindeki o devasa duygusal gücü bir kez daha görüyoruz. Şarkının sonunda yavaşça sönen piyano tınıları, dinleyiciyi derin bir sessizlik ve kendi anılarıyla baş başa bırakarak uğurluyor.
Masadaki son kadeh bitse de hatıraların hiç bitmeyeceğini fısıldayan bu eser, sizi hayatın tüm yükünü bir kenara bırakıp sadece hissetmeye davet ediyor; şimdi bu derin sese ortak olmak için sözlere yönelebilirsiniz.
Bu şarkının video klibini YouTube üzerinden hemen izleyebilirsiniz.
Resmi Klibi YouTube'da İzle
Yorumlar
Hiç yorum yapılmamış.Yorum Yap